Haydar Doğan

Sitemize Hoş Geldiniz!

"Bu sitede, hakkımda yayımlanan haberlere, fotoğraflara ve videolara ulaşabilir; kaleme almış olduğum yazıları okuyabilirsiniz."

You are here:

Kültürel Yapısı

e-Posta Yazdır PDF
RAMAZAN BAYRAMI
Ramazan başlamadan 15 – 20 gün önceden kadınlar evlerde temizlik adına yoğunluk yaşarlar. Ramazanın birinci akşamı 30 gün zikir etsin diye döğme pilavı pişirilerek yenir. Sahurlara Ramazan davulcusunun ve zurnacısının sesiyle kalkılır. Eskiden her evde su bulunmadığı için iftara yakın çeşmelerden soğuk sular getirilir ve soğuk kalması için su kabağının içine konup bekletilirdi. Bu ay da fakir fukara ya iftarlık-sahurluk yemekler götürülür ve iftar davetleri verilir.Fitreler verilir, zekatlar bu ayda yoğunlaşır. Evlerde cüz okunur. Kur- an hatmedilir.
Ramazan da çocuklar da büyüklerine özenerek oruç tutmak isterler. Büyükler de onların bu isteklerini karşılıksız bırakmaz ve çocuklara “tekne orucu” tuttururlar. Bunun anlamı çocukların öğleye kadar oruç tutmalarıdır. Böylece sevinçleri kursaklarında kalmamış olur.
Bayram yaklaştığında da yeniden bir temizlik yapılır. Bayrama gelenlere ikram etmek üzere börek, tatlı, dolma yapılır. Bayram öncesi alışveriş yapılır, bayramlıklar alınır ve eksikler tamamlanır.
Bayram sabahı erkenden kalkılır. Erkekler bayram namazına gider. Namazdan sonra mezarlıklar ziyaret edilir ve ölülerin ruhuna Kur’ an okunur. Bu arada kadınlar da evde sofrayı hazırlar. Mezarlık dönüşü eve gelinirken yakınlardan birkaç kişi de getirilir. Eve gelince hemen sofraya oturulur. Yemekten sonra büyüklerin elleri öpülür. Bu sırada çocuklara şeker ve para verilir. Bundan sonrada büyüklerin, dost ve akrabaların evleri ziyaret edilir. Küs insanlar barıştırılır. 

KURBAN BAYRAMI
Ramazan bayramında olduğu gibi 15-20 gün önceden evlerde temizlik ve muhtelif hazırlıklar yapılır. Kurbanlıklar alınır. Kurbanlığa kına yakılır. Bu arada kadınlar da ellerine kına yakarlar. Bayramın birinci günü erkekler bayram namazına gider. Namazdan sonra eve gelerek kurban kesilir. Kurban etleri iki ye bölünür. Üçte ikilik kısmı fakirlere ve komşulara verilirken kalan kısmı da eve bırakılır. Kurban kesildikten sonra yakınların evleri ziyaret edilir. Küsler barıştırılır.

SÜNNET
Çocuğun sünneti ilkokulu bitirinceye kadar olan zaman içinde yapılır. Çocuğa bir de küvre tutulur. Küvre olmak için çocuğun babasına eşi hamile iken ya da doğum yaptıktan sonra çocuğun küvreliğine talip olduğu ve başka kimseye söz vermemesi tembihlenir. Küvrenin görevi sadece sünnet olacak çocuğu kucaklamaktan ibaret değildir. Oldukça sorumluluk getiren bir görevdir. Küvre çocuk olduktan sonra görmeye gittiğinde bir lira (Altın), çocuk takımı, anne ve babasına birer elbise götürülür. Artık küvre akrabadan sayılır. Büyük kıymet verilir. Aileler arasında ki bağlar bu Peygamberlik dostluğu sayesinde daha da kuvvetlenir. 
Çocuğun sünneti bir düğün havasında geçer. Günler öncesinden hazırlıklar yapılır. Bu hazırlıklar; kazanlarda yemekler pişirilir, tatlılar börekler açılır. Akrabalar, komşular ve dostlar davet edilir. Çocuğun yatacağı yer hazırlanır ve süslenir. Davete icabet sünnet olduğundan davetliler kendilerini sünnet evine gitmeye sorumlu hissederler. Bunlarda sünnet evine imkanları ölçüsünde hediye götürürler. Sünnet günü küvre ye bir adamla kuzu gönderilir. Küvre ise aynı kuzuya bir koç katarak sünnet evine getirir. Küvre geldikten sonra çocuk atla (günümüzde araba ile)gezdirilir. Eve geldikten sonra çocuk küvre nin kucağına verilir ve sıkıca tutulur. Bu sırada Salavat -ı Şerife getirilirken sünnetçi de işini görür. Sünnet bittikten sonra bir tepsi dolanır. Önce küvre, sonra çocuğun babası, akrabaları, komşuları ve dostları para atarlar. Bu paranın büyük bir kısmı sünnetçiye aittir. Sünnetten sonra sünnet yemeği verilir, mevlit okunur, mevlit ün ardından çalgılı eğlence yapılır. Bu eğlence ailenin durumuna göre bir yada üç gün sürer. Sünnetçi düğünde bir gün kalır, çocuğun merhemlerini değiştirir.Eskiden merhem bulmak ve almak olanağı olmadığı için un gibi öğütülmüş bazı ağaç kabuklarından merhem yaparak yaralar pansuman edilirmiş.Sünnet ten üç ya da beş gün sonra küvre tekrar çocuğu görmeye gelir. Bu gelişinde de çocuğa hediye getirir. Çocuğa ve ailesine geçmiş olsun ve hayırlı olsun dileğinde bulunur. Çocuk iyileştikten sonra çocuğun anne ve babası küvreyi görmeye gider. Küvrenin yaptığı masrafın bir buçuk katı hediye götürürler. 
 

ÖLÜM
Cenaze çıkan evde üç gün taziye yapılır. Kadınlar taziyeleri ölü evinde kabul ederken, erkekler taziyelerini bir yakınlarının evlerinde yaparlar. Taziyelerin yapıldığı üç gün süresince ölü evinde yemek pişirilmez. Yemekler komşu ve akrabalar tarafından getirilir. Ayrıca ölü evinin işleri de komşular tarafından yapılır. Taziyeye gelenler başsağlığı diledikten sonra merhumun ruhuna fatiha okurlar. Ölenin iyiliklerinden bahsedilir, cenaze sahiplerine sabırlar dilenir ve kalkılır. Cenazenin defnedilmesini takip eden ilk Cuma günü de taziyeye gidilir. Bu cumada ayrıca mevlit de okutulur. Kırkıncı güne kadar ise her gün Yasin-i Şerif okutulur. Kırkıncı gün yemek verilir, helvalar ikram edilir. Komşular, akrabalar davet edilir ve ölünün ruhu için ikramlarda bulunulur. Daha sonra 52.gecede ölünün etinin kemiğinden ayrılacağına inanılır ve bu ayrılmanın kolay olması için bu gece de Kur-an okutulur.
Ölünün defin işlemi imamların nezaretinde dini esaslara uygun olarak yapılır. İlçe merkezinde ölünün üstü salla örtüldükten sonra üzerine toprak atılır. Köylerde ise sal yerine tahta parçaları kullanılır. Ölünün elbiseleri evde bırakılmaz , fakirlere dağıtılır. Cenaze sırasında özellikle kadınlar yüksek sesle ağıt yakarlar. Bunlardan birkaç örnek vermekle yetiniyoruz.

Karayeri oydular, 
Gardaşımı koydular,
Gardaşım çok naziktir ,
Ağır sallar koydular.

Ezrail eşiktedir, 
Çıkmıyor eşliktedir,
Ezrail aman eyle ,
Körpesi beşiktedir.

Mezarlık yolları ne yaman kesik ,
Artırdın derdimi etmedin eksik, 
Bin kuruşamıdır bir kuru mektup ,
Gönder bir mektup da sürem yüzüme .

GELENEKSEL ÇEMİŞGEZEK MUTFAĞI
Çemişgezek mutfağı oldukça zengin yemek çeşitlerine sahiptir. .Geleneksel Çemişgezek mutfak kültürü, Türk, Arap, Fars ve Ermeni mutfak kültürünün izlerini taşır. Mevsime, yörenin özelliklerine ve ürettiği ürünlere göre şekillenen yemek çeşitlerinin bir çoğu yalnızca bölgeye hastır. Özellikle kırsal kesimde hatta şehirde bile yöreye özgü çok güzel ekmekler yapılır. Bu ekmeklerden en ünlüsü ve en lezzetlisi güz mevsiminde yapılan ve bütün bir kış hiç bozulmadan kalabilen Tandır Ekmeğidir. Yemekler çoğunlukla yer sofralarında yenilir. Büyük başlamadan ve besmele çekilmeden yemeğe kaşık vurulmaz. Eskiden bütün yemeklerde tereyağı kullanılırdı. Günümüzde ise hem köylüler hem de şehirliler çoğunlukla nebati yağ kullanılır ve bu karışım sos vazifesi yapar. 

DÜĞÜN ADETLERİ
Çemişgezek ve köylerinde düğünlerle ilgili adetler bölge bölge farklılıklar arz eder. Şavak köylerinde, ova köylerinde, nahiye köylerinde ve dağ köylerinde hep farklı uygulamalarla karşılaşılır. Bu çalışmada ilçe merkezindeki gelenekler esas alınmış, ancak zaman zaman bazı köylerden de örnekler verilmiştir.

Kız İsteme 
Kız isteme ile ilgili prosedür yüzyıllardır hemen hemen hiçbir değişikliğe uğramamıştır.Önce erkek çocuk sahibi olan aile kendi aralarında bu konuyu görüşürler.Çevrede oğullarına münasip bir kıza talip ılur ve durumu oğullarına bildirirler.Oğlanın fikrini almak yakın dost ve akrabalara bırakılır.(Anne ve ablaların bu konuda etkileri fazladır)Erkek aile ve yakınlarının fikirlerini onaylarsa kızın fikrini öğrenmek için kıza yakın kişilerce ağzı aranır.Kızdan da müsbet cevap alınırsa kız evinden hayırlı iş için gün istenir.Belirlenen günde iki tarafın da sevip saydığı birkaç kişi ile oğlanın anne ve babası kız evine gider ve kızı anne ve babasından isterler, kız evi bunu hemen kabul etmez, kıza soralım, akrabalarımıza soralım, ailemize danışıp size öyle cevap verelim der.Eğer kız evinin cevabı kesin red değilse dilbağı denilen bir emanet (elbiselik, altın, kolonya, yüzük vb.)bırakılır.Böylece kesin karar verilinceye kadar kızın başkaları tarafından istenmesi önlenmiş olur.Kızın ailesi bu konuyu kızın görüşünü de aldıktan sonra aralarında görüşür ve hepsi uygun bulursa oğlan evine haber salınır.Belirlenen günde erkek tarafı yine bir heyetle kız evine gelir.Damat adayı bu heyette bulunmaz, onun yerine bir arkadaşı vekil olarak katılır. Bir süre sohbet edildikten sonra Allah’ın emri, Peygamberin kavli ile kız babasından istenir.Bu arada gelin adayı misafirlere kahve servisinde bulunur.Bu vesile ile gelen heyet gelin adayını daha yakından görmüş olur.Bir taraftan kız ailesinin gücüne göre gelenlere yiyecek ikramında bulunulurken diğer taraftan ağır nişan için getirilen eşya ve ziynetler açılır ve kız ailesine teslim edilir.Bundan sonra damat adayının vekili kalkarak orada bulunanların ellerini öper ve kız isteme merasimi sona erer.Bu vesile ile yeni bir akrabalık kurulmuş olur ki buna hınamilik denir.


NİŞAN
Nişan için de gün belirlenir. Nişan için de yene bohçalar hazırlanır, ev halkına ve yakınlarına da hediyeler verilir altınlar takılır. Ağır nişanın kahvesini kız tarafından bir yakını hazırlar, kahve tepsisine bu hizmetin karşılığı olarak bahşiş niteliğinde para konulur. Her iki tarafta hayırlı olması temennisinde bulunarak nişan merasimine başlanır. El öpmeden sonra yüzükler takılır. Eğer nişanlılık uzun sürerde araya bayram girerse geline bu seferde bayramlık adıyla hediyeler gönderilir.

DÜĞÜN
Düğünler uzun bir hazırlık devresinden sonra başlar. Bu arada alışverişler yapılır ve eksikler tamamlanır. Düğüne halkın çağırılması ise oğlanın yakınlarının evlerine çalgı gönderilerek, diğerlerine ise “coğcoğan” denilen çağırma işiyle gönderilmiş kimseye vasıtayla yapılır. Coğcoğan tek tek dolaştığı evlere şeker dağıtarak düğüne davet eder.
Düğün hazırlıkları sağdıçlar tarafından sürdürülür.Bazı köylerimizde sağdıçlara müsahip denilmektedir. Müsahip “sahip olan” anlamına gelir ve gelin ve güveyi adaylarını düğüne hazırlamakla görevlendirilen kişidir.
Çemişgezek ve köylerinde düğünler Perşembe veya Pazar günü yapılmaktadır. Eskiden üç gün hatta bir hafta süreyle düğün yapılırken artık bir günle yetinilmektedir.
Son Güncelleme ( Salı, 29 Eylül 2009 03:20 )  
Free Web Counters